Kendine Ait Bir Oda

Kendine Ait Bir Oda
Sosyolog
Muğla
386 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Onunla tüm benliğimle mutlu olmuş, sonunda neler olacağını bir an bile düşünmemiştim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Köylülerin şu acı çayını hep sevmişimdir.
Kadınların cinayet işlemesi istatistiksel olarak daha düşük çünkü daha itaatkarlardır.
Şili'de 1916 da kanunlar "kocası dışında bir erkekle yatan kadına" beş yıla varan hapis cezası verilmesini ön görüyordu. Fakat bu suç bir erkek tarafından işlenirse işler değişiyordu. Evli bir erkeğin işlediği zina suçunun ismi değişip: dost hayatı yaşamak oluyordu. Ve evli bir erkeğin bu suçtan ceza alması için başka bir kadınla yatması yetmiyordu. Aile konutunda veya dışında haysiyete zarar verecek şekilde metres ilişkisi sürdürmesi gerekiyordu. Böyle bir durumda bile erkeğin alabileceği ceza 540 gün hapis cezasıydı. Haysiyete zarar veren ve aşığıyla aile konutunda ilişki sürdüren kadınsa en ağır cezaya çarptırılırdı: Sürgün.
"Kadın" ve "katil" sözcükleri zıt anlamlıydı, birlikte kullanıldıklarında işitilmesi, tahayyül edilmesi imkânsız bir şeye dönüşüyor ve tuhaf bir sağırlığa neden oluyordu; hatta iş, cadıların, Medea'ların, vampirlerin, femme fatale'lerin yer aldığı korkunç fantezilere kadar varıyordu.