Herkesin okuması gereken çok güzel, düşündüren bir kitaptı. Nora ile benzer bir durumdan muzdarip olduğum için bazı yerlerde kendimi tutamayıp ağladım. Her cümleyi tekrar tekrar okudum. Bir şey kaçırmadığıma emin olmak istedim. Her cümle çok düşündürücü ve önemliydi bence. Kitabın bana kattığı en güzel şeylerden biri geçmişteki pişmanlıklarım ya da bundan sonra yaşayacağım pişmanlıklar için daha az üzülmek olacak sanırım. Artık daha pozitif yaklaşabileceğim hayata. Çünkü belki de bir başka hayatımızda daha kötü pişmanlıklarımız var. Ya da belki de şuan elde ettiğimiz başarılar, sahip olduğumuz şeyler, bizi seven insanlar olmadı belki de. O yüzden şuan ki hayatımıza odaklanmalıyız, sevdiğimiz şeylerin peşinden sonuna kadar koşmalıyız. Şuan yanımızda olan, bizi seven insanlara onları sevdiğimizi her zaman hatırlatmalıyız. Ama her şeyden önce kendimizi sevmekle başlamalıyız. Çünkü kendimizi sevdiğimiz zaman daha mutlu olmaya başlıyoruz. Daha mutlu olduğumuz zaman yaşama daha sıkı sıkıya bağlanıyoruz. Ben hep pişmanlıkların önemli olduğunu düşünmüşümdür. Çünkü pişmanlıklarımız bizi bugüne getirdi. Bizi biz yapan şeyler pişmanlıklarımız. Evet konudan bir tık kopmuş olabilirim ama böyle şeyler duymaya, görmeye ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Ve evet hayat, her şeye rağmen yaşamaya değer...