"Yasam,kaybetmeyi öğrenmektir...Kaybetme meceramiz daha ana karnından çıktığımızda başlar.Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz,dünyanın en güvenli,en yumuşak korunağını,ana rahmini kaybederiz önce.Bizden intikam almak için bekleyen dünya,sanki niye çıktın oradan dercesine,gözlerimizi yakan ışıkları,kulaklarımızı tırmalayan gürültüsünü,sıcağı,soğuğu,açlığı,kiri,hastalığıyla saldırır üzerimize.Ama biz de öyle kolay pes etmeyiz.Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız.Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi annemiz bizimledir,üstelik bir de baba verilmiştir emrimize.Dışardaki dünyaya alışmaya başlayinca,kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz.Ancak büyüdükçe,bize gösterilen ilgi günden güne azalır.Azalan ilgi dünyanın bizden ibaret olmadığını gösteren bir uyarıdır aslinda.Ama bu uyarıyı görmezden geliriz.Düşler kurar,hayaller uydurur,kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyarak dünyayı kendimiz sanmayı,bu güzel yalana kanmayı sürdürürüz."