İnsanlar infak kültürü ile birbirlerinin ruhlarındaki ve bedenlerindeki eksikleri tamamlar.
İnfak denildiğinde sadece mallar düşünülmemelidir. İnsan malıyla, canıyla evladıyla infak eder.
Malla infak, paradır.
Canla infak başkasının derdi ile dertlenmektir.
Evlat ile infak, ailece Hazreti Allah'a yönelme ve cemaate hizmet etmektir.
Hep birlikte azgınlık, hiçlikte ise dinginlik vardır.
Dinginlik, insanın ruhuyla kendi denizine kavuşmasıdır.
Arşta olan denizin Hükmü İlahi'sinin insandaki tecelliyatı, nefsi mutmainnedir.
Nefsi mutmainneye ulaşan insan dingin olur. Çünkü o hiçlikte hakikate kavuşmuştur.
İnsan önce kıyafetini arar. Giyinmeye mecburdur.
Edeb bir kıyafettir.
Üzerini giyenin içinde bir aşk var ise giyinene bir şey verir. Eğer giyene bir şey katmaz ise misak özünü bulamaz. Misak özünü bulmazsa ona en güzel fıtratın özünden değil, nefsinden doğmuş olan haller birer lisanı ahlak olarak ezberlettirilir