Şimdi ise, civardaki ağır katliamdan artakalan kadınları ve çocukları barındırıyordu Tuzla'daki 'Kadın ve Çocuk Evi'... Savaş yaralarını içlerinde taşıyan kadınları ve çocukları. Hiçbirinin görünürde bir sakatlıkları yoktu. Onların hastalıklarına savaş semptomları deniyordu. Uyuyamıyorlar, kâbus görüyorlar, başları, karınları, sırtları ağrıyor, sürekli mideleri bulanıyordu.
Hatırlayamıyorlar ya da unutamıyorlardı. Konsantre olamıyor, diyalog kuramıyorlardı.
Kalabalıktılar.