Bir gün birileri iyileşir, kendi hayatına bakması gerektiğini anlar ve gider. Başka koltuk değnekleri bulur ve gider. Sizi yeterince tükettiğini görür ve artık ona verebildikleriniz sınırlı olur, yine gider. Birileri bir şekilde kendince sebeplerle gider. Evet bu hep böyle olur zaten. Bu yüzden birinin “yaşam destek ünitesi” olduğunuzu düşünmek büyük bir yanılsamadır. Bu sadece kendi iyileşmenizin önündeki engel değildir. Aynı zamanda olduğunuzu düşündüğünüz bu makineye insanlar bir süre sonra ihtiyaç duymamaya başlar. Ve hep kaçtığınız yegâne insan ile baş başa kalırsınız: Kendinizle.
Kendi acılarınıza bakmak çoğu zaman başka acılara bakmaktan daha zordur. Başkalarının ihtiyaçlarını anlamak ise kendi ihtiyaçlarımızı anlamaktan daha kolaydır. Kendinizi başkasına adayışınızın temelinde aslında kendi hayatınızı yaşama korkunuz vardır. Kaybetmelere aldırmayarak uğraştığınız her sevilme çabanızın altında ise aslında sevilmeye layık olmadığınızı size inandırmış bir geçmiş…