Churchill'in, Mac Millan's Magazine adlı dergide 1897 yılında yayınlanan "Savrola: Lauranya'daki Ayaklanmanın Öyküsü" adlı bir yazısı. Konusu kısaca şöyleydi:
Büyük zırhlılardan oluşan güçlü bir donanma, geniş bir kanalı zorlamaktadır. Amaç, burayı geçerek despot bir yöneticiye karşı ayaklanma başlatan liberal bir lideri desteklemek ve başkenti ele geçirmektir."¹ Mete Tuncoku, Çanakkale - 1915 Buzdağının Altı, s. 3.
Bu hikayenin 1914 yılındaki seferi anlattığını bilemeyiz ama şunu ifade etmek mümkündür; Churchill'in benliğinde bir yerleri ele geçirme tutkusu yıllar önce başlamıştı.
1. Dünya Savaşı'nın ana sebeplerinden biri sömürge paylaşımına katılmakta geç kalan Almanya'nın Ortadoğu'da söz sahibi olmak istemesi ve İngiltere'nin sömürge alanlarındaki enerji bölgelerini koruma düşüncesinden çıkmış, bu bölgeleri elinde bulunduran Osmanlı Devleti'nin paylaşımı gündeme gelmiştir. Yani durumu bir atasözü ile özetlersek; filler (İngiltere - Almanya) tepişmiş, Çimenler Osmanlı Devleti - sömürgeler/ dominyonlar) ezilmiştir.
Aynı şekilde 2. Dünya Savaşı da bir enerji savaşıdır. Bugün halen Ortadoğu'da akan kanların sebebi de yine enerjidir. Görüldüğü üzere, olaylar değişse de tarih tekerrür etmektedir.
Aslında 1914 yılında vuku bulan 1. Dünya Savaşı'nın senaryosu daha 1839 yılında yazılmış. Osmanlı Devleti, Almanya'nın isteği üzerine Rusya'ya saldırmış, İngiltere'nin Hindistan ile bağlantısını kesmek için Süveyş Kanalına hareket başlatmış, yine Almanya'nın isteği ile 14 Kasım 1914 yılında Cihad-ı Ekber ilan edilmiştir. İngiltere'de Rusya'ya yardım edebilmek ve Hindistan bağlantısını koruyabilmek için Çanakkale Boğazına hareket düzenlemiştir. (Daha önce de Kıbrıs'ı ihlak etmişti).
Talat Paşa da harbe giriş için şöyle der:
"Biz harbi değil, harp bizi bulmuştur ve yalnızca aziz vatan topraklarını müdafaa etmek için savaşı kabul mecburiyetinde bırakılmışızdır. Dünya ikiye bölünmüştü. Biz bu bölünmenin hatt-ı faslı üzerindeydik. Öyle bir coğrafi vaziyetimiz var ki, İki taraftan biri, ya benimlesin ya da karşıdasın diyecekti."
Dönemin Genelkurmay İstihbarat Şube Müdürü Yardımcısı Kurmay Binbaşı Kazım Bey (Karabekir), Üçlü İtilaf Devletleri'nin emellerini şöyle özetlemişti: Rusya'nın hedefi: Doğu vilayetlerini, Karadeniz kıyılarını, Boğazları, İstanbul'u, Marmara sahillerini ve bütün Anadolu'yu işgal etmek.
İngiltere'nin hedefi: Doğu Anadolu'da bir Ermeni ve bir Kürt devleti kurarak Türklerin doğuyla bağlantılarını kesmek, Rusların İstanbul'u işgal etmeleri halinde Çanakkale boğazına yerleşmek.