Kaç milyon kez kendi yüzünü görmüştü ve her seferinde aynı sezilmez büzülmeyle! Dudaklarını büzdü aynaya bakarken. Yüzüne keskinlik vermek içindi bu. Bu onun kendisiydi-keskin uçlu, ok gibi; muayyen. Bu onun bir çabayla, kendisi olması için ona yönelik bir çağrıyla parçaları bir araya geldiğindeki benliğiydi, sadece o biliyordu.
Eksiğinin ne olduğunu biliyordu. Güzellik değildi; akıl değildi. İçine işleyen temel bir şeydi; yüzeyleri parçalayan ve erkek ile kadının ya da kadın ile kadının soğuk temasını dalgalandıran bir şey.