Gerçi bazı yaratıklar için aşk, kurumuş kıyılar arasında akıp gitmiş lav sellerinden ibaret olmuştur ama yenilmez güçlerle bastırılmış tutkunun o volkanın ağzını temiz suyla doldurduğu ruhlar mevcut değil demek midir bu?
Yaşanmış ve unutulmamış olan acılar, gözlemler, hüzünler, umutsuzluklar bizim ruhumuzu bizimle sırdaş olan ruha bağlayan birer bağdan başka nedir ki aslında?
Aşkla geçen bir hayat yeryüzü yasasının ölümcül bir istisnasıdır; bütün çiçekler solar; büyük sevinçlerin yarını varsa bu kötü bir yarın olacaktır. Gerçek hayat, bunalımlarla dolu bir hayattır; taraçanın altına sokularak güneşten yoksun kalan, bu yüzden de yemyeşil duran şu ısırgan onun timsalidir.