Cennetteki o ikiliye bir seçme şansı veriliyor: Özgürlüksüz mutluluk, mutluluk olmadan özgürlük. Üçüncü seçenek yok. O budalalar özgürlüğü seçti ve ne oldu? Tabii ki çağlar boyunca zinciri arzuladılar.
Okumaya başladıktan sonra bu iş, adama da aptalca görünmüş. Okumak berbat şeymiş! Bir kere başlamış, kimse önüne geçemezmiş, kimse değiştirmeyi düşünemezmiş. “Allahını seversen bu konuda okuma” dedi. “Çünkü, önce aklın karışır” dedi. “Sonra da hükümet adamlarını saymazsın.”
Yaşamayan insanlara cennet umudundan nasıl söz edilebilir? Kendi ruhları çiğnendiği, kederlere gömüldüğü bir zamanda onlara nasıl Tanrı’dan söz edilebilir?