Ey Dilrübâ!
Ey Nâr!
Sen hangi sahra-yı kesretin bürûdetisin?
Ummân-ı vahdeti hangi katrede yok ettin?
Şehrin sokaklarına toprak serpiyorlar.
Hangi yağmursun?
Gözlerin intizâr, dilin elem...
Şikest eyleme, ahd-i yârsın.
Kelâmsın, muhayyel alemin kapılarına.
Sen sensin, Sen senden öte Sen'sin...
Ey Dilrübâ!
Ayaklarının izinden akıyor mavi.
Bekle...
Yeşil kavuşacak parmaksız ellerine.
Ve dahi nâr...
Şimdi...