Avrupa'nın en güzel mabedlerinden biri diyorlar Rüstem Paşa Camii için. Taşın dile gelip şehadet getirişini işitmek mümkün. Çinilerin saldığı mavi gölge insanda sonsuzluk hissini uyandırıyor. Bir rüya gibi veya bir masal...ama bir hikâye hakikatinde! Dinlerseniz biraz tarih, biraz yaşanmışlık ve hatıra... Aynı insan gibi... Birkaç damla kan ve binlerce düşünce...
Âsûde bir mavi. Gökyüzü ile denizler arasında geçişler. Farsça'da mavi renge âbî derler, yani su rengi. Suyun rengi yoktur hakikatte bir ilüzyondur maviye bürünüşü. Bu mabedde bize mavi görünen kulluğun hangi boyutu acaba? Çinilerin maviliğini başımıza sarık olarak dolayışımız mı tuhaf yoksa, kulluğumuzu mavinin tonlarında arz edişimiz mi? Sâhi neden mavi mabedlerinizin caz geçilmez rengi?
Mavi asal bir renk olarak göründü bana. Ne başka bir renge bölebildim, ne ayırabildim kendimden. Olduğu gibi aldım içime...hayalime... düşüncelerime... Bu arada mavi dünyada en çok gördüğümüz renk. En çok muhatap olduğumuz, en çok maruz kaldığımız. Allah böyle dilemiş çünkü. Maviyle muhatap olalım istemiş. İnsanın kendini inşa ederken maviye bu kadar ihtiyacı var denek ki. Kırmızı ise en az gördüğümüz renklerden. Damarlarımızın içine saklamış Yaradan. Rüstem Paşa çinilerinde bu tezatın duşa vurumu var. Sanki insanı içler dışlar çarpımına davet ediyor duvarlardaki mesaj. Ey insan kus içini kendine. Ey insan içinin göklerine sal engin mavilikleri!
Birkaç kez gitmiştim daha önce bu mabede. Her defasında kırık dökük bir sandalla denize açılnış gibi hissettim kendimi. Bugün de öyle oldu. Kendini denizime açılırken Hattat Hafız Osman'dan bir "vâv" koparan kayıkçı geliyor aklıma. Bir "vâv" ile geçebilsem karşı kıyıya!
Hattat Hafız Osman'ın kayıkçı hikayesine mutlaka bakın. Nitelik denen şeyin niceliğe olan üstünlüğüne dair çok
MERG ESTU
Kom ame ına dunya
Yın pîru va;merg estu
Kamıg berma,kam wîyâ
Her hal yın vâ merg estu
Her insan nasib xu werd
Kom ıtyara tor xu berd
Roc âmé herkese merd
Poşman bi va merg estu
Roc şın âwan ben tarî
Gune , séwab ben bârî
Qeyren van;heywax marî
Berma yın va merg estu
Pirun qé xu berd bın ârd
Yin zehmet dî,yin dî derd
Her yo insan,her yo ferd
Nâmê yın va merg estu
Yı bermây âmé âlem
Mérg yın nust âyâ qélem
Kanser,tifo yanz wêrem
Nuweşi va merg estu
Mustafa akgül
İbranice'de "mu" kelimesi "su" anlamına, "şa" kelimesi de "ağaç" anlamına geldiğinden Moşa ismi su ve ağacın yanında veya sudaki bir sandık içinde bulunduğu için Hz. Musa'ya verilmiştir.