Ah, bu boşluk! Göğsümde hissettiğim bu korkunç boşluk! Şöyle düşünürüm sık sık: Onu bir kez, sadece bir kez olsun bu yüreğe basabilsem bu boşluk muhakkak dolacaktır!
Ah, şu sıkışan yüreğime biraz olsun nefes aldırmak için kaç kez elime hançer aldım kim bilir! Safkan atların kendi damarlarını ısırdığını bilir misin? Çok fazla koşup da hararetlenince rahatlasınlar diye damarlarını ısırırlarmış. Ben de mütemadiyen böyle hissediyorum kendimi. Bir damarımı kesip sonsuz bir özgürlüğe kavuşturmak istiyorum.
İnsanı yiyip bitirmeyen, etrafımızdakileri yok etmediğimiz tek bir an bile yok. En masumane yürüyüşler bile binlerce zavallı böceğin hayatına mâl oluyor.