Sema Balıbey

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ah! derim ki zira taşınıp söylenememiş, bir sözün anlamıyla hayat gerçekten varolacaktı.
Cesur bir savaşçı gibi haykırıyorum: Ölenlerin damarı mermere düştü! Böyle gece vakti apansız bağırmama, renkçi bir deli müsebbip inanın. Bütün çabalar bir dize daha ilerlemek içindi, olması gerekendi bu. Çözümü zaruri bir düğüm var kursağımda, ölümden kalıntı simsiyah Anneannemin elindeki şişkin damarlar mermere geçtiğinde Sezmiştim; ölümdür kutsayan mermerdeki bütün kılcalları. Çatladı mermer, gözleri kanadı patlayan damardan Meryem'in. Sözcükler her yere taşınabilir, her şeye ruh vermeye ehildirler. Yeter ki sürsün bekledikleri beynin, kendiyle diyaloğu içindeki sanrıda. Surlarda gece müziği, açık kapılarda dudaklarım mühürlü. Korkak bir çocuk gibi sayıklıyorum: Ölenlerin damarı mermere düştü!
Edebiyat
siyahı aratan beyaz ürpertiye değdim yeryüzü ve ölümden kopmuş rüzgarın tırnak aralarında oturdum.
Edebiyat
Seni içimde buldum. Bıraktım kendimi senden aşağı. Sana düştüm. Her yanım kucak dolusu gözlerin. Senden düştüm. Hangi haliyle anlatsam sözcüklerin. İşte beni deldiğin yerin ardındaki ışık desem. İşte seni aşırdığın kovuğun aşkla iniltisi benden. İşte oluğundaki bambaşka kanın alaşımı.
Edebiyat