Ve yalvarırcasına bu yazgının rüzgarına
Bu keder solgun bir ten gibi çöktü
Remil tozlarına kanla yaslı
Gövdenin ruha cümle ettiği tüylerinde
Aşkın ve ölümün siyam kedisi
Mağrur bir gecenin eşliğinde
Patilerine sayıkladı diliyle adını
İlk anaforun yarattığı . . . Suda yarattığı ilk hipnozun.
Söyleyen ben değilim bir akşam gidişiniz ağırlığında bunları
Sizin yüzünüzde gördüm ormanın gözlerindeki sahih kederi
Hadi en halimde bir çınarın mağruriyeti bir kavmin mağduriyeti olun
Yüzünüze bir kardeşlik fırtınası döktüm de nasıl ödenire yaban
Kabullenmeliyim ardınızdan gelecek dizelerin ongunluk tufanını
Bir gün beni de sahiplenecek üstesinden ve ardından geldiğim
Yokluğunuzun ve varlığınızın art arda kaçıştığı mevsimlerin yılgısı
Gitmeseydiniz kim gelirdi kıvrımlı bu yalnızlığın ormanından aşkla
Affedemedim sizi hala niçin yokluğunuzla varsınız hep zaman?