Ölüm bir dil meselesidir aynı zamanda. "Öldü" kelimesi kı
sa ve vurucudur. Son nefsin "d"si ve feryat dolu o son "ü" hayatın alfabesindeki son harflerdir. Son seslinin üzerine düşen
vurgu, ki o artık sesli bile değildir, son çiviyi çakar ve umuda yer
bırakmaz.
Babam öldü ve Babam ölüyor tümüyle farkı ik cümle. İlki bir
olgu, bir sonuçtur, ikincisi - bir roman. Umut ve çaresizliğin bir
birini besleyip alevlendirdiği uzun bir hikaye. Birinin oksijeni
daima diğerinin ateşini harlar.
Ve insan kendine şöyle der -
böyle acı çekmektense iyisi mi şimdi, hemencecik öleyim. Acının fiziği, insanı ezici boşluktan ve yüz yüze geldiği ölümün o metafizik hiçliğinden kurtarır.