Ne karanlık ruhun var yahu Hikmet! Biraz pencereni aç da içeri temiz hava girsin." Hikmet,sandalyesine,ata biner gibi oturdu:"Hayır,biz temiz havaya çıkalım. Parka gidelim." "Parka mı?" "Elbette. Emekli albayların ve yaralı gönüllerin canları sıkılınca başka nereye gidilir?"
"Önce Kelime vardı, biliyorsunuz. Bütün bu virgüller,ünlemler sonradan gelmedir. Ha-ha." Sermet Bey,anlamadan bakıyordu. Hüsamettin Bey duruma el koydu: "Kimsenin önceden tahmin etmesi mümkün olmayan saçmalıklarla insanları şaşırtmaya bayılırsın."