Her millet kendi yerini süpürür, yıkar ve taşı üstüne yalnız o milletin ayağı basar. Birinin süpürgesi ötekinin taşına dokundu mu cinayet olur ve İsa'nın mezarına gözyaşı yerine kan sıçrar. Şişli bastonlar gibi, Kudüs'te hançerli putlar vardır.
Bugünkü Türk kafası, ileri bir kafadır. Bu kafanın şimdiki düşünüşü ile o zamanki Arap meselesi için karar vermek yanlış olur. Şunu hesaba katmalıdır ki, İttihat ve Terakki, Osmanlı imparatorluğu'nun hiçbiri hak ve nüfusundan vazgeçmeye razı olmamıştır.
Hafız Hakkı:
-Kalemle yaptıramadıklarımızı, silahla yapacağız, diyordu.
Arkasından ümit ve şevk ile bakakalmıştık. O zamanın gençliği: çabuk sever, çabuk inanır ve bağlanırdık.