Kendi ebeveynlerimiz ve öğretmenlerimiz,
bizi duygularla başa çıkmaya yeterince hazırlamamışlardır. Aslında, onlar da, güçlü duyguların üstesinden nasıl geleceklerini bilmiyorlardı.
Neşterini kullanırken dikkatli olan eğitimli bir cerrah gibi, ebeveynlerin de kelimeleri kullanma becerisine sahip olmaları gerekir. Çünkü kelimeler bıçak gibidir. Kelimeler, fiziksel olmasa da çok acıtan duygusal yaralara yol açabilirler.
Bize olumsuz duyguların “kötü” olduğu ve bu duyguları hissetmememiz ya da onlardan utanmamız gerektiği öğretilmiştir. Birçok insan duygularının ne olduğunu bilmeksizin eğitilmiştir. Nefret ettiklerinde onlara bunun sadece hoşlanmama olduğu söylenmiştir. Acı çektiklerinde cesaretli olmaları ve gülümsemeleri tavsiye edilmiştir. Çoğumuza mutsuzken mutluymuş gibi davranmamız öğretilmiştir. Duygusal eğitim çocukların ne hissettiklerini bilmelerini sağlayabilir. Çocuk duygularının ne olduğunu açıkça bilirse muhtemelen daha az zihinsel karışıklık yaşayacaktır.