Ama aşk , bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtuldugu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşkti.
İnsanın, mesela zengin , iyi aileden,gösterişli, oldukça tahsilli olmasi ve aynı zamanda hiçbir yeteneği,hiçbir şahsi özelliği olmaması, hayatta hiçbir gayesi olmaması kadar can sıkıcı birsey yoktur.
Kaldırımların üzerinde sürekli endişe, keder,heyecan içinde yürüyen kalabalığı görmeye dayanamıyorum. Bu insanların sonsuz kederi, sürekli heyecanı,her zaman devam eden anlaşılmaz ofkeleri niçin ve neden ? Şu insanların,önlerinde yaşamak için altmış seneleri oldugu halde yaşamasını bilmiyorlarsa ve kederli iseler suç kimde ?