Sema

Sema
@Semathebiggeststar
Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya En büyük şey, en asil şey küçülür burda...
Uçamayn bir kuş gibi sıkılıyorum ben de bu gittikçe çürüyen yeryüzünde. Gönderilemiş bir mektup gibi sıkılıyorum, adresini kaybetmiş, yırtılmış bir mektup gibi kanıyor içimdeki lirik yağmur. Nereye akacağını bilmeyen kendine susamış bir dua, bir su gibi sıkılıyorum. Rüyalarında hüzünlenen çiçeksiz bir dağ gibi sıkılıyor şu benim bile olmayan hayallerim. Loş bir şarkı dökülüyor üzerime, kendisini şair zanneden bir adam gibi sıkılıyorum. Rutubet kokan bomboş odalar gibi, cumbalı evlerden dar sokaklara dökülen sıska bir yalnızlık gibi sıkılıyorum. Gemilerin uğramadığı, balıkların çirit atmadığı bir liman gibi sessizce üşüyor ve çok sıkılıyorum.
Şiir
Reklam
yapıcı eleştiride bulunmak için eğitim gerekir!
Hindistan'da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Geleri olarak tanısa da kısaca Ranga Guru derlermiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Racigi ise artik eğitimini tamamlamış ve son resmini bitirerek Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru; "Sen artık ressam sayılırsın Racigi. Artık senin resmini halk değerlendirecek." diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış. Racigi birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Resmi alıp götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeni bir resim yapmasını istemiş. Racigi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş. Ranga Guru resmi tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış... Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da boyalar da bırakıldığı gibi duruyor. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış. Ranga Guru demiş ki; "Sevgili Racigi, sen ilk resminde insanlara firsat verildiginde ne kadar acımasız eleştirebileceklerini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı... Oysa
La vérité est, tout le monde va te faire du mal : vous devez juste trouver ceux qui valent la peine qu’on souffre pour eux. Gerçek şu ki, herkes seni incitecek. Yapman gereken tek şey, acı çekmeye değer birini bulmak. ~Bob Marley
Göğsümde çığlıklar düğümlenir art arda
Al beni rüzgârın önüne at, diline düşür, gıkım çıkmaz! Uyandır en azgın suları başıma dola Kanatlarım sürüklenmek için yaratılmış Göğsümde çığlıklar düğümlenir art arda gölgemse takılır kalır çalılıklara Anladım yazkurusuyum ben kuyusu delik deşik, ağlamaklı… Kıyımda kalan son maviyi yaraya dönüştürmüş yoktan bir sıyrık… Aşk damla damla çekilmiş kanımdan ~Ahmet Günbaş
Şiir