Uçamayn bir kuş gibi sıkılıyorum ben de bu gittikçe çürüyen yeryüzünde.
Gönderilemiş bir mektup gibi sıkılıyorum, adresini kaybetmiş,
yırtılmış bir mektup gibi kanıyor içimdeki lirik yağmur.
Nereye akacağını bilmeyen kendine susamış bir dua, bir su gibi sıkılıyorum.
Rüyalarında hüzünlenen çiçeksiz bir dağ gibi sıkılıyor şu benim bile olmayan hayallerim.
Loş bir şarkı dökülüyor üzerime,
kendisini şair zanneden bir adam gibi sıkılıyorum.
Rutubet kokan bomboş odalar gibi,
cumbalı evlerden dar sokaklara dökülen sıska bir yalnızlık gibi sıkılıyorum.
Gemilerin uğramadığı, balıkların çirit atmadığı bir liman gibi sessizce üşüyor ve çok sıkılıyorum.