"Hayyam yaptığı gözlemlerin ve araştırmaların sonunda insanoğlunun kavrama kapasitesinin sınırlı olduğu problemiyle karşılaşır. Nereden geliyoruz ve nereye gidiyoruz? Kimse bilmiyor. Haklıymış gibi görünüp bu meseleler hakkında konuşanlar zarvalamaktan başka bir şey yapmıyor, hem kendilerini hem başkalarını aldatıyorlar. Hiç kimse ezelin sırlarını anlamamış ve anlamayacak. Ya da asla sır diye bir şey
yok. Olsa bile, hayatımızı etkilemiyor. Örneğin dünya, yeni varolmuş veya eskiden varmış; ne işimize yarayacak acaba?
Çon men reftem, cihān mohdes çi kadīm
Ta key zi hadīs-i penc o çār ey sākî ?
Dünya yeniymiş, eskiymiş; ne değişir? Ben gittikten sonra!
Ne zamana kadar beşten, dörtten dem vuracaksin be sākî?"