Uygarlığın insan için yapabildiği buysa, vahşi ve çıplak halimizi geri verin bize. Bu makinenin ve Uçurum'un insanları olmaktansa, ıssızlığın, çöllerin, yere çöküp oturduğumuz mağaraların insanları olmak evladır.
Beyninin dumanlı oyuklarında, bir kız çocuğu olduğu zamanların hatırası belirir. Bir kalabalık toplaşır. Küçük kızlar yanı başında, etrafında, onun hayal meyal hatırladığı bir zarafetle dans etmeye başlarlar; ama kadının hareketleri bunların gülünç bir taklidi olmaktan öteye geçemez. Sonra soluğu kesilir kadının, gücü tükenir; sendeleyerek çemberin dışına çıkar. Küçük kızlar dans etmeye devam etmektedir oysa.