İstikbal meraklı bir kitaba benzer, insan her yaprağını çevirdikçe bir tebessüm hissi duyar, bizim çevirmek üzere olduğumuz yaprak ise mühim bir sır saklıyordu.
Zavallı kız! Acaba şu dakikada arkasında kendisini seyreden bir adamın bir gece çocuk gibi hüngür hüngür ağlayarak bir gözyaşı tufanı içinde kendisine hüzünlü bir sessizlik ile aşk ilan eden adam olduğunu hatırlıyor mudur?
Evet zavallı çocuk! Seni tahkir etmek istiyordum. Kalbim kendisini vuranın ayakları altında düşerek kanatlarını çırpan bir kuş gibi oraya atılmak içine sığdıramadığı üzüntüyü dökmek, feryad etmek istediği halde gurur bana yırtıcı dişler, keskin tırnaklar veriyordu.
Bir kapı kapandığında bir diğeri açılır. Ancak çoğu zaman kapanan kapıya öyle uzun süre pişmanlıkla bakarız ki bizim için açılmış olan diğer kapıyı göremeyiz.