Artık nihayet, kabullenme zamanı gelmiştir ki, bir şeyin "değer" diye adlandırılmasıyla, öyle değerlendirilenin aslında onuru yok edilmektedir. Şöyle ki: bir şeyin değer olarak görülmesiyle birlikte o, değerlendirilene, onun sadece değer biçmesinin nesnesi olmasına izin veriliyor demektir.
Gerçek anlamda önemli olan davalar ebediyyet için belirlenmemiş olsalar bile gelirler; hatta çok geç kalmış olsalar bile, yine de tam zamanında gelirler.
Her şey için önemli olan, Varlığın Hakikatinin dile gelmesi ve Düşünmenin bu dile ulaşmasıdır. Belke de dil ondan sonra, aceleci bir ifadecilik yerine haklı bir susmayı yeğler.
Yurtsuzluk, Varolanın Varlık Bırakılmışlığından ileri gelir. O, Varlık Unutulmuşluğunun işaretidir. Buna uygun olarak Varlığın Hakikati düşünülmeden kalır. Varlık Unutulmuşluğu kendini dolaylı olarak insanın hep sadece Varolana bakmasıyla ve onu işlemesiyle belli eder.