Hümanizm Üzerine

Martin Heidegger
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
2013
Yayınevi:
Türkiye Felsefe Kurumu
ISBN:
9789757748540
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Heidegger’in düşüncesinde aydın, modern anlamıyla bilgi taşıyan ya da genel fikirler yayan kişi değildir; o, varoluşsal bir konumdur — insanın, varlıkla kurduğu ilişki üzerinden belirlenen bir hâl. Heidegger, Varlık (Sein) ile var olanlar (Seiendes) arasında keskin bir ayrım yapar. Gerçek aydın, yalnızca var olanlarla — bilgiyle, olgularla, nesnelerle — meşgul olmaz; bizzat Varlık’ın kendisiyle, yani “neden hiçlik değil de bir şey vardır?” sorusuyla yüzleşir. Böylece onun düşüncesi, dünyaya dair açıklamalardan çok,varoluşun sesine kulak verme çabasıdır. Hümanizm Üzerine
Hümanizm ÜzerineMartin Heidegger · Türkiye Felsefe Kurumu · 201397 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Martin HeideggerYazar · 26 kitap
26 Eylül 1889'da Baden eyaletinde doğdu. Çocukluğundan itibaren dine ve felsefeye eğilimli biri olarak yetişti. Felsefi çalışmalarıyla olduğu kadar, yaşamı ve çeşitli dönemlerde sergilediği politik tutumlarıyla da tartışma konusu oldu. Felsefi yetkinliği ve önemi yadsınamazken politik konumları dolayısıyla sürekli sorunlu bir ilişkinin taşıyıcısı oldu ve bu durum çoğu zaman felsefi çalışmalarının tam olarak değerlendirilmesini gölgeledi. Freiburg Üniversitesi'nde Katolik ilahiyatı ve Hristiyan felsefesi okudu ve 1914 yılında ilk çalışması ve doktora tezi, "Psikolojide Yargı Kuramı" ile dikkat çekmeye başladı. 1923'te Marburg Üniversitesi'nde profesör oldu. 1927 yılında "Varlık ve Zaman" yayımlandı ve yayımlanışından itibaren yalnızca varoluşçu felsefe açısından değil, 20.yüzyıldaki bir bütün felsefe tartışmaları bağlamında bir şekilde etkili oldu. Heidegger burada, bütün bir Batı Felsefesi geleneğini metafizik olmakla eleştirdi, ki sonrasında postmodern felsefe bu argümanı başka düzlemelerde yeniden değerlendirecektir. 1933 yılından itibaren Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte Heidegger Nazi Partisi'ne katıldı. Bu dönemde Freiburg Üniversitesi'nde rektör oldu. Heidegger'in bu dönem boyunca izlediği politika her zaman tartışma konusu olmuş ve onun çalışmalarının değerlendirilmesine gölgeler düşürmüştür. Nazilere katıldığı gerekçesiyle 1945'te üniversiteden uzaklaştırıldı ama sonra 1952'de yeniden üniversiteye dönebildi. Daha sonra yanlış yaptığını söylemesi de üzerine düşen gölgelerin sona ermesini sağlamamıştır, ancak bununla birlikte onun teorik çalışmalarının değeri her zaman kendini buna rağmen korumuş ve felsefe açısından önemli yerini muhafaza etmiştir.