A S Ö

A S Ö
@Semih22
Çok öğrenmek isteyenler çok acı çekenlerdir.
Dua sadece bir istek değildir
“Dua sadece bir istek değildir; insanın kendi iç yolculuğudur. İnsan, her istediğine kavuşarak değil, aslında neyi istemesi gerektiğini fark ederek olgunlaşır. Önce Allah’tan dünyayı değiştirmesini ister. Sonra şartlarını değiştirmesini… En sonunda ise kendi bakışını değiştirmesini ister. İşte gerçek dua tam da burada başlar. Çünkü bakış değişince anlam değişir; anlam değişince kararlar, kararlar değişince de hayat değişir. Bazen Allah’ın duaya verdiği en büyük cevap, istediğini vermesi değildir. Seni, istediğin şeyden daha kıymetli, daha güçlü ve daha olgun bir insana dönüştürmesidir. O zaman anlarsın ki bazı dualar kabul edilmez gibi görünür; çünkü asıl kabul edilen, duanın kendisinden önce dua eden kişidir.”
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Asıl değişmesi gereken şey dışarıdaki dünya değil
“Asıl değişmesi gereken şey dışarıdaki dünya değil, dünyaya bakan gözüdür. Çünkü aynı olay bir insanı yıkarken, başka bir insanı büyütebilir. Aynı acı bir insanı karanlığa sürüklerken, başka bir insana görüş kazandırabilir. Farkı oluşturan şey olayın kendisi değil, onu gören şuurdur. Belki de bu yüzden en büyük nimet para, makam veya güç değildir. En büyük nimet doğru görebilmektir. Çünkü insan doğru gördüğünde doğru düşünür. Doğru düşündüğünde doğru karar verir. Doğru karar verdiğinde ise kaderinin içindeki kapılar birer birer görünmeye başlar”
1000Kitap

A S Ö

, bir kitabı yarım bıraktı
Mehmet Dinç
8.8/10 · 549 okunma
“Bazı gerçekler erken ortaya çıksaydı anlaşılmaz, bazı kapılar erken açılsaydı kıymeti bilinmezdi. Bu yüzden gecikme her zaman mahrumiyet değildir. Bazen Cenâb-ı Allah istediğin şeyi senden esirgemez; sadece onu anlayacağın, taşıyacağın ve değerini bileceğin vakte bırakır. Böylesi daha iyi, daha güzeldir. Çünkü bazı nimetler erken geldiğinde kaybedilir; vaktinde geldiğinde ise insanın kaderine dönüşür.”
Çünkü bazı kapılar kapanmaz.
“Bir gün gelir ve insan, yıllarca zihnini meşgul eden şeylerin artık içinde hiçbir karşılığı kalmadığını görür. Ne hesap sormak ister, ne açıklama duymak ister, ne de geçmişi yeniden kurmak. Çünkü bazı kapılar kapanmaz; sadece arkalarında bekleyen kimse kalmaz. Ve en derin sessizlik de söylenecek söz kalmadığında değil, söylenecek sözlerin artık hiçbir şeyi değiştirmeyeceği anlaşıldığında başlar. O noktadan sonra artık insan geçmişe dönmek istemez. Çünkü özlediği şey geçmiş değildir; geçmişte kaybettiği kendisidir. Ve onu da çoktan geride bırakmıştır.