Ellerinde otorite bulunduran kimseler kurumlar üzerinde sürdürdükleri yönetimlerini haklı kılmak için sanki zorunlu bir ilişkiymiş gibi, bu otoriterleriyle toplumda inanılan moral simgeler, kutsal tanınan amblemler, yasallığa inanılan sözler arasında ilişkiler kurmaya çalışırlar.
Weber'in izleyicisi olan sosyal bilimciler bu tür kavramlara "haklılaştırmalar" ya da bazen "haklılaştırma simgeleri" derler.