“Kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var; hiç durmadan okumak, öğrenmek, kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinim benim için.”
Öncelikle şunu belirteyim. Bu kitap bir roman değil, bir araştırma kitabı değil, bir inceleme eseri değil, bir hikaye veya kurgu kitabı hiç değil. Bu kitap olmuş olan acı bir olayın , o olayın mağdurlarından birinin ağzından direkt olarak anlatımıdır. Her satırı, her kelimesi, her sözü maalesef ki gerçektir ve yaşanmıştır. Kitabı, Ağustos 1945’te Nagasaki’ye atom bombası atıldığında Nagasaki’deki bir hastanede çalışan Radyolog Takaşi Nagai kaleme almıştır. Takaşi’nin kendisi de yaralanmasına rağmen hayatta kalanlara yardıma giden sağlık çalışanlarına katılmış ve harap olmuş şehirdeki durumu raporlamıştır. Takaşi, Nagasaki’nin bombalanmasının tam anını, şehirdeki kaosu ve sonrasında yaşananları oluyucuya aktarır. Yazıldığı yıl Amerika işgali altındaki Japonya'da yayımlanmasına izin verilmeyen ve ancak 1949'da yayımlanabilen Nagasaki'nin Çanları, insanlık tarihinin en trajik olaylarından birine yakından tanık olma fırsatı veriyor. Herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar.