Semihcan Sönmez

Semihcan Sönmez
@SemihisReading
“Kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var; hiç durmadan okumak, öğrenmek, kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinim benim için.”
Ordu
Ordu, 28 Haziran 1993
191 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·96 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 18:57
Kitap, isminin verdiği ironiyle başlıyor. Adını kitabın son sayfalarında öğrendiğimiz ana karakterimiz, varoluşsal sıkıntılar yaşıyor ve yazar bunu her satırda hissettiriyor bize. Hayatın sıradanlığına ve beyhudeliğine katlanamayan otuz yaşındaki bir dağcının varoluşunun sınırlarını zorladığı bir kendini arayış hikayesi. Bir mesleği olan fakat asıl isteği bu olmayan, her günün birbirinin tekrarı olduğunu hisseden, nişanlı fakat gerçek sevginin anlamını bulamamış bir kişi var karşımızda. Kendini bulma çabasını, kimselerin tırmanışını tamamlayamadığı Nordgrat dağına tırmanmaya başlayarak kendi iç yolculuğuna çıkıyor. Max Frisch, kendi yaşamından da ipuçları barındıran bu ilk dönem eserinde, heba edilmiş bir hayatın tek sorumlusunun o hayatın sahibi olduğunu gösteriyor. Ne olursa olsun kişinin kendi varoluşu üzerinden hayata her an yeniden tutunabileceğini ve ancak kendi kendine ihtiyacı olduğunu ve yine kendine güvenebileceğini vurguluyor. Yazar, eserinde bizlere zaman zaman bir roman değil de felsefi bir deneme okuyormuş hissini yaşatıyor. Keyifli okumalar.
Sessizliğin YanıtıMax Frisch · Kolektif Kitap · 2019759 okunma
8/10
·136 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 13:29
Öncelikle şunu belirteyim. Bu kitap bir roman değil, bir araştırma kitabı değil, bir inceleme eseri değil, bir hikaye veya kurgu kitabı hiç değil. Bu kitap olmuş olan acı bir olayın , o olayın mağdurlarından birinin ağzından direkt olarak anlatımıdır. Her satırı, her kelimesi, her sözü maalesef ki gerçektir ve yaşanmıştır. Kitabı, Ağustos 1945’te Nagasaki’ye atom bombası atıldığında Nagasaki’deki bir hastanede çalışan Radyolog Takaşi Nagai kaleme almıştır. Takaşi’nin kendisi de yaralanmasına rağmen hayatta kalanlara yardıma giden sağlık çalışanlarına katılmış ve harap olmuş şehirdeki durumu raporlamıştır. Takaşi, Nagasaki’nin bombalanmasının tam anını, şehirdeki kaosu ve sonrasında yaşananları oluyucuya aktarır. Yazıldığı yıl Amerika işgali altındaki Japonya'da yayımlanmasına izin verilmeyen ve ancak 1949'da yayımlanabilen Nagasaki'nin Çanları, insanlık tarihinin en trajik olaylarından birine yakından tanık olma fırsatı veriyor. Herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Nagasaki’nin ÇanlarıTakaşi Nagai · İthaki Yayınları · 20222,166 okunma
6/10
·334 syf.··
2026 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 20:05
Roman, Osmanlı öncesinde dini nedenlerle Haçlı Orduları tarafından, 1. ve 2. Dünya Savaşları sonrasında, 1992 Savaşı’nda ise Sırplar ve Hırvatlar tarafından sürekli soykırıma tabi tutulan ama asla yok edilemeyen Boşnak halkının acılarını Türk okuyucusuna tanıtmak amacıyla yazılmış. Ana karakter Nimeta, evli ve iki çocuğu olan bir gazeteci kadındır. Kendisi gibi gazeteci olan Stefan ile gizli aşık yaşarlar. Stefan, Nimeta’dan kocası Burhan’dan boşanmasını ister ancak Nimeta bu adımı atamaz ve Stefan onu terk eder. Bu kişisel çalkantı yaşanırken Belgrad’da Sırp milliyetçiliğini kışkırtan bildirgeler basılmaya başlar ve bölgede gerilim tırmanır. Kitapta tarihi olaylar, Nimeta’nın hikayesiyle harmanlanmıştır. Ayşe Kulin bu eserini de diğer kitaplarında olduğu gibi çok açık ve anlaşılır bir dille kaleme almış. Sevdalinka, yalnızca bir aşk romanı değil savaşın insan üzerindeki yıkıcı etkisini, kimlik mücadelesini ve tarihsel adaletsizliği aktaran önemli bir eserdir. Bosna Savaşı’nı ve Boşnak halkının tarihini anlamak isteyenler için hem duygusal hem de bilgilendirici bir roman. y”Yani dediğim gibi aslında yazarın romanları akıcı fakat kitabın ilk bölümlerinde çok tarihi olaylardan siyasi kişilerden bahsettiği için oralar beni sıktı, ana konuya pek odaklanamadım böyle bölük pörçük bir okuma oldu benim için ama tarihe ilgisi olanlar kesinlikle okumalı.
SevdalinkaAyşe Kulin · Everest Yayınları · 202015,2bin okunma
6/10
·282 syf.··
2026 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 19:45
Gece Yarısı Kütüphanesi, Matt Haig tarafından yazılmış, 13 Ağustos 2020’de Canongate Books tarafından yayınlanan Goodreads Okur Ödülleri’nde En İyi Kurgu Ödülü’nü kazanan fantastik bir romandır . Son zamanlarda sıkıntılı günler yaşayan Nora, işten kovulup üstüne kedisinin de ölmesi sonucu artık yaşamak için bir neden kalmadığını düşünüp intihar ediyor ve kendini Gece Yarısı Kütüphanesi olarak adlandırılan bir yerde buluyor. Yazar, kitabı; yaşayamadığımız hayatlara üzülmek yerine elimizdekilerle yetinmek ve var olan kazanımlarımızı geliştirmek ve okuyucalara bunu anlatmak için kaleme almış. Okuyucular kitabı okurken kitabın vereceği sonucu tahmin ediyor sürpriz yok, gerilim yok. Ana mesaj çok doğrudan söyleniyor. Okuyucuya kendisi keşfetme fırsatı bırakılmıyor. Kitabı bitirdiğimde ne tam anlamıyla mutlu, ne de hayal kırıklığına uğramış hissettim kendimi. Yazarın kalemi akıcı, fikri ise son derece çekici. Pişmanlıklarımızla yüzleşmek, yaşanmamış hayatları hayal etmek felan ama ne bileyim yine de tatmin etmedi pek. Sanki çok güzel paketlenmiş ama açtığında beklentini tam karşılamamış bir hediye gibi. Keyifli okumalar
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202597,7bin okunma
9/10
·399 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 12:09
Eser, 1950'de ingilizce basılıp, ingiltere ve Amerika'da çok satanlar listesine giriyor. Batı’da Türkiye’yi tanıtan önemli eserlerden biri sayılır. Yaklaşık 44 yıl sonra Türkçe'ye çevrilerek okurlarıyla buluşuyor. “Bir Türk Ailesinin Öyküsü” otobiyografik bir eserdir. Yazar, Osmanlı döneminin çalkantılı son yıllarını, Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile birlikte, kendi ailesinin yaşadığı statü kaybı, başlangıçta varlıklı ve saygın bir aile iken, savaşın getirmiş olduğu ekonomik krizle birlikte hızla nasıl yoksullaştığına değinir. İrfan Orga, bu dönemin toplumsal yapısını, savaşın toplum ve aile üzerindeki yıkıcılığını, bütün zorluklara rağmen ayakta kalabilme mücadelesini kendi ailesinin üzerinden çok samimi bir dille okuyucuya da aktarıyor. "Bu acılara nasıl dayandın?" diye sordum kitabı bitirdiğimde. "Ne hayatlar var.." dedirtecek kadar sarsıcı bir anlatıydı benim için. Kitabı bitirdikten sonra yazarın hayatını araştırdığınızda veya son sözlerdeki yazıları okuduğunuz da kitap daha da ayrı bir anlam kazanıyor. Muhtemelen bir süre bu kitabın etkisinde kalacağım. Okuyun okutturun.
Bir Türk Ailesinin Öyküsüİrfan Orga · Everest Yayınları · 20181,009 okunma