Ne bir kasılma ne bir ani değişiklik ne de göğsünü kasıp kavuran yanmalar. Yavaşça ölüp gitti, ağır ağır, pek fazla değişiklik göstermeden ayrıldı bu dünyadan, sanki güneşte buharlaşan bir su damlası gibi büzüldü, ufaldı ve sonunda yok oldu.
Kemik bey ne yapacağını ezberlemişti bile; Köpek avcılarından ve polislerden, polis arabalarından ve plakasız otomobillerden, yani şu sözüm ona yani insan toplumunda ki ikiyüzlülülerden nasıl uzak duracağını öğrenmişti.