Sefa

Dost Bildiklerim
Sanırdım gündüzdü onlarla gecem İçimde ümitti dost bildiklerim Ne zaman yıkılıp yere düştüysem Bırakıp da gitti dost bildiklerim Hepsi varken baharımda, yazımda Kışın bir burukluk kaldı ağzımda Seneler senesi oysa gözümde Cihana eşitti dost bildiklerim Nerde o sözlere kandığım günler Her gülen yüzü dost sandığım günler Acıdan kahrolup yandığım günler Ta canıma yetti dost bildiklerim Meydana çıkalı asıl çehreler Aydınlanmaz oldu artık geceler Yalanlar tükendi, indi maskeler Birer birer bitti dost bildiklerim Korkar oldum bana "dostum" diyenden Yoksa yok olandan, varsa yiyenden Ne onlardan eser kaldı ne benden Beni benden etti dost bildiklerim
Sayfa 291 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dostluğun bedeli
Dostluk diye güvendiğin şey senin Zaman olur bir köşeye atılır Milyon olsa süreceğin pey senin Ne dostluklar bir tek pula satılır. Devranda dostluğun bir adı çıkar Dostun var gününde ne alırsa kâr Görürsün beşikten mezara kadar Ne dostluklar bir tek pula satılır Bir kez düşmeyegör sen bu devirde Tek dost bulamazsın koca şehirde Sonunda anlarsın, bir gün gelir de Ne dostluklar bir tek pula satılır
Sayfa 290 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
EY DOST
Cevherler cihanda bir pul edeli Aldanış mı her dostluğun bedeli Karardı gökyüzüm gittin gideli Yağanlar hüzün mü, yağmur mu ey dost
Sayfa 289 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Sevdiğim Koşması
Neler kaybetmedin bir rahat için On para etmeyen menfaat için Hep bu gafletinden, bu inat için Yıllarını ziyan ettin sevdiğim
Sayfa 287 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Dünya Hali
Sözüm var söyleyecek, yaşamalıyım Ölmeliyim, derdim var büyük Bıraktılar bu sersem dünyaya beni Gelir misin diye soran olmadı Kederin bin çeşidini gördüm Aldanışların her türlüsünü Sardılar cümle derdi başıma Alır mısın diye soran olmadı Yalanmış güzellikler aldanmışım Eski dostlar, eski sevgiler yok Yitirdiler inandığım ne varsa Bulur musun diye soran olmadı Nereye baksam karanlık, kirli Usandım kahrından bu dünyanın Bir konuğum üzerinde çaresiz Kalır mısın diye soran olmadı Su alıyor, batacak bir gün bu gemi O güne kadar çekmeliyim çilemi Kim bilir kimler kaldıracak cenazemi Ölür müsün diye soran olmayacak
Sayfa 280 - Everest Yayınları·Kitabı okudu