Arkamızda nice dramı ve acıyı bırakarak ayrılıyorduk Doğu Türkistan'dan. Yıllar boyunca duyduğumuz, dinlediğimiz ve okuduğumuz şeyleri yerinde görüp gözlemlemiştik. Vakıâ inkar bulunamayacak biçimde ortadaydı şimdiye kadar ilmel yakin olarak işittiklerimiz artık aynel yakin hakkal yakîn şuurumuza kazınmıştı. Bundan sonra, Doğu Türkistan'da yaşananlar, herkese duyurmak ve anlatmak üzere bize emanetti. Şahitliğimizi en adil biçimde aktarmak, omuzlarımızda bir vazifeydi.