Umut sonu olmayan bir gökyüzüdür
bayım
Bazende issız bir çöldür
İnişli çıkışlı bir yoldur en nihayetinde Bazen dünyanın en
mutlu insanı eder sizi bazen de Hiç olmadığı kadar üzer bayım Kimi zaman kolunuz kanadınız olur kimi zaman kolunuzu kanadınızı kırar
Lakin size yaşamak için bir sebep
sunar bayım zira iki gün konaklayacağimız bir kervansaray olan bu dünya umutsuz bir zindandır...
Siz umut etmeyi bilirmisiniz layıkıyla? Umut etmek saatlere günlere sığacak birşey
değildir lütfen bayım karıştırmayın başka şeylerle!
Umut etmek vazgeçmemektir, inat etmektir
inanmaktır vücudun her zerresiylee... çölde bir damla sudur, inişli şıkışlı yolda bir
bahcedir, dikenli bir güldür. Demem o ki umut sizi siz de yapabilir sizi sizden de edebilir bayım
Ama siz yine de umut edin umut etmekten
vazgeçmeyin.Umut bir sabır sanatıdır bayım ve bilirsiniz ki sabrın sonu selamettir... peliinnn
Okumak, okumak, okumak, yine okumak... Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitâb-ı kebir-i kâinatı okumak...
"Ruhun, derinliklerde 'Oku! Allah'ın bahtiyar bir kulu, cemiyetin gülü, İslâmiyetin bülbülü ol!' diye ilâhi bir sada ile sana sesleniyor. Bu sadaya kulak verip nur-u Kur'ân'la ilim ve irfan sahibi olarak iki cihadın saadetiyle mes'ud
Madem bir harf, kâtibini göstermeksizin olmaz. Sanatlı bir nakış, nakkaşını bildirmemek olmaz. Nasıl olur ki bir harfte koca bir kitabı yazan, bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş, kendi kitabıyla ve nakşıyla bilinmesin?