Hep merak ederdim; daha farklı biri olsaydım, farklı bir yerde farklı bir çevrede yetişsem nasıl bir insan olurdum? İnsanları daha iyi anlasam iletişimde, kendimde nasıl bir değişim olurdu. Algernon’a çiçekler’i okuduğumda şunun farkına vardım, iyi veya kötü, sana göre veya çevrene göre farklı bir çevre ya da insanları daha iyi anlamak seni mutlaka değiştirecek. Biz Charlie’nin hayatını okurken bu değişimi sadece hızlandırılmış şekilde okuyoruz.
Eski Charlie ve Yeni Charlie.. kendi de böyle adlandırıyor ve kesinlikle ikisi hem aynı kişi hem çok farklılar..
Bir insanın kimlik arayışında yaşadığı öfkeler, krizler, anlamlandırma çabaları, her detay çok ince işlenmiş.
Benim çok etkilendiğim olaylardan biri etrafındaki arkadaş sandığı kişilerin aslında onunla dalga geçen kişiler olmasının farkına varması.. Bunu okurken ben bile kabullenemedim, öfkelendim. Bende yeni Charlie’nin yaptığı gibi Charlie’nin eskiden de insan olduğunu vurgulamak istedim. Charlie’ye de onun eskiden de değerli olduğunu kabullenmesini söylemek istedim.
Etkilendiğim diğer bir nokta ise bununla bağlantılı. Babasının kendisini tanımasını istemesi ama kendisini tanıtmaktan vazgeçmesi. Çünkü bana göre eski charlie’yi babası kabullenmeye çalışıyordu bu yüzden duyguların, geçmişin, olayların farkına varan yeni charlie babasından nefret etmiyordu. Yüzleşmesi gereken kişi babası değildi.
Alice’in her durumda onu desteklemesi, onu seven bir karakter olması bir nebze beni rahatlattı.
Gimpy’ninde eski charlie’yi destek vermeye çalışan bir karakter olmasının sebebini de kendinin de fiziksel bir sıkıntısı olmasını düşünüyorum. Yeni Charlie olduktan sonra diğerleri gibi onu anlayamaması bana göre bunu gösteriyor.
Kısacası Charlie kimlik karmaşasını tek başına yaşamadı, birlikte yaşadık. İnsanlara