Homofobi, tarih boyunca kadınlardan çok erkeklere yönelmiştir. Bu durum, her zaman lezbiyenlerin daha çok kabul gördüğü anlamına gelmiyor; muhtemelen daha çok kadınların tarihteki genel görünmezliğiyle, toplumdaki statü eksiklikleriyle ve "penis yoksa seks de yok," şeklinde ifade edilebilecek fallus-merkezli seks anlayışıyla ilgilidir. Kadınlar lezbiyen faaliyetlerden dolayı ceza gördüklerinde, çoğu zaman asıl suçlandıkları şey erkek rolünü ve ayrıcalıklarinı üstlenmek üzere "dolandırıcılık" yapmaları olmuştur. Buna uygun olarak lezbiyenlerin, tutuklandıklarında, cezaevinde ya da başka yerlerde saldırya uğradıklarında, "onlara hadlerini bildirmeye"" ya da cinselliklerini "değiştirmeye" kararlı erkeklerin tecavüzüne özellikle açık oldukları görülüyor.