Bugün tüm dünyanın kullandığı Arap rakamlarının hikayesi 5. yüzyıl Hindistan'ına kadar uzanıyor. Sanskrit dilinde "boşluk, yokluk, hiçlik ve çöl" anlamına gelen "sunya" kelimesi matematiğe de uyarlanıyor. Sonra Harezmi başta olmak üzere Orta Doğulu alimler bu ondalık sistemi 8-9 yüzyıllarda Arapça'ya uyarlarken sunyanın karşılığı olarak "sıfr" kelimesini seçiyorlar.
Böbür kelimesi Farsçada "kaplan" anlamına gelen bebr kelimesinin dilimizde dönüştüğü hal. Osmanlı döneminde 'kaplanlaşmak, kaplan kesilmek" anlamında kullanılan beberlenmek fiili zamanla dilimizde böbürlenmeye dönüşmüş.
Böylece, 1526'da Hindistan'da kendi adıyla bir Türk imparatorluğu kuran Babür Şah'ın adının ne anlama geldiğini de bir kaplan çevikliğiyle kavradık.
Anadolu, Türkçemizin bu topraklara yayılmasının öncesinden beri var olan Yunanca Anatolia kelimesinden geliyor. Bu dilde "ana" yukarı "tello" da "kaldırma, kalkma" demek. Anatolia da bu iki kelimeden hareketle doğuşun diyarını yani doğu memleketini anlatıyor.
Antik Yunanlar, algı sınırları dahilindeki her şeye baktıklarında düzeni, uyumu görmüş ve ona kósmos demişler. "Düzenlemek, hazırlamak, güzelleştirmek anlamlarındaki eski Yunanca kozmeîn fiilinden gelen bu sonsuz kelime, güzelliğine pek düşkün kardeşini de alıp gelmiş dilimize: kozmetik.