Öncelikle ben bu yazarı daha önce okumuş, sevmişim ama diğer iki kitabını çok önce okuduğum için bu kitabın yazarının aynı olduğunu kitabı okuyunca öğrenebildim ve şaşırdım. Bu kitaba gelecek olursam da açıkçası aradayım. Kitabın genel atmosferi hoşuma gitti, küçük bir kasaba, küçükken birbirine seven çiftin tekrar birlikte olması ve küçük bir çocuğunda bu hikâyenin içinde olması çok tatlı. Ama kitaba ayrıntılar olarak bakarsam hoşuma gitmeyen durumları var.
Jessica, Willow Creek Vadisi'ni ve hayatının aşkı dediği Grayson Parkerson'u on sekiz yaşında terk edip gitmiştir. Aradan geçen zaman pişmanlığı beraberinde getirmiştir. Yaşanan bir kaza, iyileşmek için zorunlu bir dönüşe sebep olmuştur. Yıllar sonra karşılaştığı Grayson ve onun küçük kızı hayatını yeniden canlandırırken gitmek yerine, bu sefer kalmayı düşünmek daha ağır basmaya başlamıştır.
Jessica iyileşmeye ve hayatını tekrar eline almaya çalışan ama bir taraftan da geçmişi sebebiyle yaralı bir kadındır. Bazı kısımlarda onu anlayabilsem de çoğu zaman mantıklı bulamadım. Hayatının sonu olduğunu düşündüğü bir anda aklına gelen kişiyi, kurtulduktan sonra yine türlü bahanelerle "bizden olmaz" tavrıyla kendinden uzak tutmaya çalışması mantıksızdı. Ayrıca aradan geçen zaman sonrasında bazı kişilere karşı daha cesur görmek isterdim. Bunlar benim hoşuma gitmeyen kısımlardı. Bunun dışında birbirlerine kin tutmamaları ve klasik beklenenin aksine dalaşmak yerine iyi anlaşmaları farklı bir hava katmıştı. Grayson karakterini ise çok sevdim. En sonunda onun da saçmaladığı bir yer oldu ama o anki ruh haliyle kolayca affedilebilirdi. Tam bir kahraman, ruh eşi ve mükemmel bir baba. Bu arada evet, küçük kız çok tatlıydı ve o komik çıkışları harikaydı. Açıkçası okuyup okumamak size kalmış ama ben, yazarın diğer karakterlerle