Genç kıza içinde küçük de olsa bir umutla bakarak:"Beni terk etmeyeceksin değil mi Sonya?" dedi.
Sonya:Hayır,hayır!diye bağırdı.Hiçbir zaman hiçbir yerde asla!Hep peşinden geleceğim.Nereye gidersen git peşinden geleceğim.Oh Tanrım,o kadar mutusuzum ki...Niçin,niçin seni daha önce tanımadım?Niçin daha önce gelmedin bana?
"Görüyorsun,geldim işte!..." Sonya onu tekrar kucaklayarak kendinden geçmiş bir halde:
Ama şimdi ne yapılabilir ki...Birlikte,birlikte!... Seninle birlikte ben de hapishaneye gelirim!
Bu sözler üzerine Raskolnikov'un bedeni şiddetle sarsıldı.Az önceki küstah ve alaycı gülümseme yine belirmişti dudaklarında:
"Belki de henüz hapishaneye girmek niyetinde değilim Sonya." dedi
Burada insanın en ağırına giden ne biliyor musun? Onların yalan söylemeleri değil; yalan her zaman bağışlanabilir; tatlı bir şeydir çünkü yalan, insanı önünde sonunda gerçeğe götürür. Burada insanın ağırına giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları...
Kendi yalanını söylemek,bir başkasının gerçeğini söylemekten daha iyidir.İlk durumda bir insansın sen,ikincisinde ise sadece bir papağan...Gerçek kalıcıdır,ama hayat yerle bir edilebilir.Biz neyiz şimdi? Biz istisnasız hepimiz bilimde,ilerlemede,düşüncede,buluşta,ülküde,istekde,liberalizmde,akılda,tecrübede,her şeyde henüz daha hazırlık sınıfındayız!Elalemin aklı ile yetinmek hoşumuza gidiyor!Alışmışız buna!
Kararlı ve ciddi bir tavırla:"Artık yeter!" diye söylendi ve sanki görünmeyen kara bir güce sesleniyor,ona meydan okuyormuşcasına:Ey hayaller,ey düşsel korkular,ey karabasanlar hepiniz geriye!..Hayat denilen bir şey var.Şu anda ben yaşıyorum.Hayatım o ihtiyar kocakarıyla birlikte sönmedi.Huzur içinde yat ama başkalarını da rahat bırak!...Dinlenme zamanın gelmişti...Şimdi artık mantık ve ışık hüküm sürüyor...Özgürlük ve güç...Evet henüz kendimi çok halsiz hissediyorum ama hastalığım tamamen geçti.Sokağa çıkar çıkmaz geçeceğini biliyordum.Şimdi görürüz,boy da ölçüşürüz!Oysa ben bir arşınlık bir alan üzerinde bile yaşamaya razı olmuştum!...