Ansızın…
Öylesine, sadece bir nefes gibi düşsün adım aklına,
titresin sesin fark etmeden,
kalbin sarsılsın sessizce,
habersiz bir rüzgâr gibi,
ve duraksasın zaman, adımların bile hafifçe titreyerek.
Rastgele yürürken bile
sızayım gölge gibi yüreğine,
dizlerin titremeye başlasın,
kaçamasın, kalamasın;
ikisi birden, durulsun, duraksasın,
ve sen fark etmeden
her adımın beni taşısın yanında.
Gökyüzü sarıp sarmalasın her yanını,
ama ben olayım o sonsuzluk;
bir kez daha,
baştan sona ben doldurayım boşluklarını,
ben örtüp sileyim yalnızlığını,
o kadar sessiz, o kadar derin ki
sen bile anlamadan varlığım bütün yanlarında hissedilsin.
Yeryüzü yayılsın etrafına,
ama ben olayım merkezinde,
damarlarında dolaşan o gizli acı,
her nefeste hatırlatan ama adını koyamadığın bir sızı,
bir yerlerde hep seni çağıran,
ama sessiz, usulca, fark etmeden.