Senanur danabaş

Senanur danabaş
@Senanur__dnbs
Hayatlarımız belki yıkıktı, döküktü kırıktı ama biz güzel görürsek güzeldi
Öğrenci
Üniversite
Afyonkarahisar
Afyonkarahisar
126 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Gözlerim gözlerine değmeyeli, zaman akmıyor, sanki saatler, sırf senin yokluğunu uzatmak için kendini tekrarlıyor. Her dakika, aynı acının yankısı gibi… Söylesene, biliyor musun? Geceler kaç kere üstüme çöktü, kaç sabah sensiz doğdu da ben karanlıktan çıkamadım? Saydın mı hiç, bizsiz günleri? Ben saymaya çalıştım… Ama sayılar yetmedi, çünkü sensizliğin matematiği yok. Kokunu almayalı bahçeler çiçek açmadı. Saçlarının şelale gibi akan gölgesine dokunmayalı ellerim çorak kaldı, avucumun içi, ıssız bir çöl gibi… Ellerim ellerine değmeyeli dünyanın sıcaklığı çekildi içimden. Sarılmayalı birbirimize, ruhum hep üşüyor. Kalabalıklarda yürürken bile soğuğun en keskinini ben duyuyorum, çünkü teninin ısısı unutturulmaz bir ateş, bir daha yanmayan. Sevdayla dolup taşan o anlarımız var ya,
1000k
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ansızın
Ansızın… Öylesine, sadece bir nefes gibi düşsün adım aklına, titresin sesin fark etmeden, kalbin sarsılsın sessizce, habersiz bir rüzgâr gibi, ve duraksasın zaman, adımların bile hafifçe titreyerek. Rastgele yürürken bile sızayım gölge gibi yüreğine, dizlerin titremeye başlasın, kaçamasın, kalamasın; ikisi birden, durulsun, duraksasın, ve sen fark etmeden her adımın beni taşısın yanında. Gökyüzü sarıp sarmalasın her yanını, ama ben olayım o sonsuzluk; bir kez daha, baştan sona ben doldurayım boşluklarını, ben örtüp sileyim yalnızlığını, o kadar sessiz, o kadar derin ki sen bile anlamadan varlığım bütün yanlarında hissedilsin. Yeryüzü yayılsın etrafına, ama ben olayım merkezinde, damarlarında dolaşan o gizli acı, her nefeste hatırlatan ama adını koyamadığın bir sızı, bir yerlerde hep seni çağıran, ama sessiz, usulca, fark etmeden.
Şiir
Gitmeni de istemedim, kalmanı da… Her iki hâlin de ağırdı yüreğime. Gitmenle boşluklar sardı beni, kalmanla karanlıklar. Bu aşkın hep keskin bir ucu vardı, ortası hiç olmadı. Varlığın bir nefes gibiydi; alışsam boğulurdum, yoksan ölürdüm. Ne sen tam benimdin, ne de ben tam kendimdim. Bir şeylerin eksikliğiyle tamam olduk biz, acıdan bir sarmaşık gibi…
tadı tuzu olnayan günlerdeyim Sitemlerim dağ gibi gündüzün geceden farkı yok artık meyve vermeyen dallarım kurudu bir efsun, bir sihir gerek yada yeni bir ben yüreğim sadece sana söyllüyor aslında sen anla...... bir tek sen anla bir çocuk gizli içimde günaha değmemiş elleri ama aynalar başka dilden konuşuyor artık bu benmiyim? ak düşmüş saçlar benimmi? daha yaşamadım sevmedim doyasıya ahhhh... zaman izin vermeyecek içimdeki çocuk mezara yakın sen ağla..... bir tek sen ağla anlatmaya yetmiyor kelimeler yeşerecek umut yok binlerce yıldır yalnızım kainatta aslında umurumda değil kimse beni anlamasın kimse benim için yanmasın ama sen bir tek sen ağla........ içimdeki çocuğu tanımıyorlar bir serçe kadar ürkek
1000k
Bir gece yıldız oluruz, bir gece ay, Bazen sessizce parlarız, bazen gümbürderiz haykırışlarla. Hangi gökyüzü dar gelebilir ki bize? Kanatlarımız yoksa da hayallerimiz var, Ve hayallerle her boşlukta süzülür, her boşluğu doldururuz. Mavi göğün altında ne varsa, bizimdir aslında, Bir yıldızın ışığına tutunur, sonsuzluğu avuçlarımıza alırız. Gözlerimizdeki parıltı yetmezse, Kalbimizdeki ateşle aydınlatırız karanlıkları. Gün olur, yıldızlar sönük kalır bize, Çünkü kendi ışığımızı keşfederiz içimizde. Ve anlarız ki, kanatlı olmak yetmez, Ruhun hafifliğidir seni zirveye taşıyan. Uzat elini, dokun o yıldıza, Hayret değil bu, hak ediştir aslında. Kanatsız da olsak, Evrenin her köşesine izimizi bırakırız.
Şiir