Heyhat! Kişi kendisi üzerinde hakimiyet kuramadıktan sonra böyle bir özgürlüğün ne kıymeti var ki? “Kendin dışında her şeyi kontrol edebilirsin,” sözü hatırlatılabilir günlerini boş geçiren bir insana.
Nazarlarını asla dış dünyadan çevirip de kendilerini incelemezler. Zihinlerinin kapılarını dışarıdan gelenlere ardına kadar açtıkları için dış dünyadaki bu azgın Selin derinliğini ölçerek kendi benliklerinin gerçek derinliğine ulaşacak cesareti bulmaları mümkün değildir.
“Elalem ne der?” kaygısı tüm hayatlarına yön verir ve artık kendileri için ve kendi aldıkları kararlar yaşayan birer insan değillerdir. İpleri diğer insanların elinde bulunan birer kuklaya dönüşmüşlerdir. Hayattaki en derin deneyimlerinde bile ancak sıradan duygular yaşayabilirler.
Zevkleri ve yetersizlikleri sebebiyle yüzeysel yaşayan, aynı zamanda da gerçek duygularını keşfetmek için hiçbir zaman kendi kalplerinin derinine inmeyen, dünya zevklerine düşkün insanlar her ne kadar bir sürü şeyle meşgul gibi gözükseler de hayatlarının ortasında ne kadar boş ve ahmak olduklarını belli ederler.