“Tekrar evlendiğini bilmiyor muydun? Haberin Boston’a, sana kadar geldiğini düşünmüştüm. Görüyorsun işte insan bu kadar saftirik oluyor. Kendi meselelerinin dünyayı yerinden oynatacak olaylar olduğunu sanıyor. Boşanma, kocamın evlenmesi, büyün bunlar olurken dünyada çok büyük şeyler yaşanıyor, ülkeler bölünüyor, savaşa hazırlanılıyordu ve günün birinde savaş çıktı. Bu sürpriz sayılmaz, çünkü Lazar’ın da söylemiş olduğu gibi: İnsanların bütün güçleriyle, sabır, öngörü ve hesap kitapla hazırlandıkları bir şey -mesela bir savaş- eninde sonunda gerçekleşir. Fakat o aylarda gazeteler birinci sayfalarında dev puntolarla benim kişisel savaşımı haber yapsalardı da şaşırmazdım; meydan muharebelerimi, uğradığım bozgunları, küçük zaferlerimi ve genel olarak hayatımın o zamanki hali olan savaş cephesini…