İnanıyorum ki ne kadar ileri olursa olsun insaniyet aile yuvasının ve ananın yerini tutabilecek bir şey bulamamıştır .İnaniyorum ki eğer aile sisteminin yerini tutabilecek resmî bir sistem bulunsa ve tatbik edilse mutlak insan cinsinin hüviyetinde esaslı bir değişme olacak ve bu değişme daha iyş değil çok fena olacaktır
Milletinin ve memleketinin istikbali tehlikede olmak şartıyla ben daima harp aleyhtarıyım. Fakat harbe girdikten sonra o günlerin millet olarak hayatımızdaki bütün zaman için bir şeref, aynı zamanda tarihimizin nişan taşlarından ve Gelibolu nun insan üstü bir kudret ve fedakarlıkla müdafaasını da hiç unutmam
Burada hep Kant’ın bir sözünü hatırlarım:”dünya sahnesine insanların girişini, şiddetle bir nefret duymadan seyretmek mümkün değildir.Çünkü insanların birbirlerine yaptıkları kötülük tabiatın yaptığından çok daha fazladır.”
Milletime ve memleketime herhangi bir vaziyet içinde kalbimdeki muhabbetin hakiki mahiyetini o günlerde anladım.Bu muhabbetin siyasi düşünceler ideolojiler ile ilgili münasebeti yoktu.Bu muhabbet herhangi ananın iptidai ve tabiattan gelen elde olmayan kudret ve hakimiyetini ifade ediyordu