Leibniz, sahip olmadığımız bir imana sahip olmayı arzu ettiğimiz vakit bu kanunun ne büyük tesiri olduğunu çok iyi anlatmıştı.”biz diyor ‘dikkatimizi nahoş bir şeyden hoşumuza giden bir şeye çevirmek suretiyle ve onun en iyi tarafını dikkate alarak nihayet ona inanabiliriz.”
Zaten hiçbir sınavda adayın ne olduğu ve ne olması gerektiği meselesiyle hiç meşgul olunmadığı yalnız bilgi çokluğu aranıldığı ve bu suretle hafızasının doldurulmasından başka bir şey düşünülmediği için çocuğun fikirsel seviyesi öğrendiği bilgilerle yükseleceği yerde alçalıyor.
Denilebilir ki bazı fikirler ve bazı hisler gelip geçici yolcuların bir otelde yerleşmeleri gibi bir müddet sonra unutacağımız yabancılar gibidir ve öyle de kalırlar.