“En son ne zaman bir şeyi umursadığımı kimse hatırlamıyor . En son ne zaman bir şeyi sevdiğimden kimse bahsedemez sana... Ne kadar kırılganım oysa. Ve ne kadar çok şey var giden zoruma. Kimsenin anlayamadığı, benim de kimse anlasın istemediğim aslında! Bu beni ne kadar korur bilmiyorum ama bence en doğrusu tam olarak nereden kırıldığını-kırılabileceğini asla belli etmemektir bir başkasına. Savunma yöntemi denilebilir buna. Nelerden korktuğumu kendimden bile saklıyorum, neleri ya da kimleri sevdiğimi de onlardan. İçime atıyorum hepsini, içimde nelerin olup bittiğindense asla bahsetmiyorum. Kolay kolay vazgeçebilirmişim gibi gösterdiğim her şeyin bağımlısıyım. Unutmuş gibi yaptığım her şeyi hatırlıyorum. Biliyorum hangi acımın hangi yarama denk düştüğünü. Ve sırf bu yüzden, aynaya bakarken gözlerimi gözlerimden kaçırıyorum. Ne olur kimseye söyleme ama... Çok yoruldum."