Yine iki güçlü kadın karakterin hayatına dokundum. Liss ve Sally. Birbirlerinden farklı olan iki kasının içinizi ısıtan ve umut veren hikayesi…..
Liss çiftliğinde kendine bir hayat kurmuş diğer insanlara ihtiyaç duymayan ve fazla konuşmayı sevmeyen bir kadın.
Sally ise 17 yaşında her şeye kızan, herkesten uzakta yalnız kalmak isteyen ve her şeyden nefret eden bir genç kız. Bir gün tedavi gördüğü rehabilitasyon merkezinden kaçmayı başarır. Tesadüfen yolda gördüğü bir kadın onu bir gece evinde konuk etmek ister. Fakat bu bir gece Haftalara dönüşür.
Sally bu çiftlikte doğa ile tanışır. Ve bu iki kadın onları insanlardan ayıran şeylerden bahsetmeye başlarlar. Başlangıçta birbirleri ile çok az konuşmalarına rağmen zamanla aralarında çok büyük bir bağ kurulur. Ve birbirlerinin yaralarını öğrenirler.
Yazarın kalemini sevdim. Çiftlikte onlarla birlikte o hayatı yaşadım. Yedikleri Armutların tadını aldım. Okurken bana çok iyi gelen bir kitap oldu.
Sally ve Liss’in hayatına sizlerinde dokunmanızı tavsiye ederim.