Türklerin tarihi yalnızca kitapların satır aralarında saklı değildir.
O tarih; dağların gölgesinde, bozkırın rüzgarında, taşlara kazınmış işaretlerde, tamgalarda, unutulmuş mezar taşlarında da konuşur. 
O, geçici San ve şeref için her şeyi feda edecek kibirli bir karaktere de sahip değildi. Büyük İskender ve Sezer‘la at başı giden ihtirası soylu unsurlar içermekteydi. Onun en büyük amacı, sağlam temeller üzerine oturan gerçek bir devlet kurmaktı. 
Her şeyi yok edip bir canavarın bıraktığı izler gibi ardında devasa harabeler bırakarak şöhret kazanmak değildi amacı; aksine sistematik olarak ve tüm zamanlarda baki kalacak eserler yaratmak istiyordu.