"Bilmediğini inkar etmek insanın doğası gereğidir. Öyleyse insanoğlu niye kendini inkar etmiyor?"
Ne kadar doğru cümle, kendimizi ne kadar tanıyoruz, sorguluyoruz, ne kadar biliyoruz kendimizi. Bildiğimizi zannederek hayatımızı sürdürüyoruz peki biz arkaşın yerinde olsaydık?
Bu kitap hayatımızın bi köşesini işgal etmesi gereken kitaplardan bitanesi. Çoğu sayfasında durup düşündüğüm "neden"diye sorguladığım sonrasında da acaba hepimiz Arkaşız da haberim mi yok dediğim bir kitap. Tavsiye ederim.
Bir insanı sevip de onun seni sevmemesi garip, değil mi? Sevginin nefretten daha güçlü olduğunu, nefretin nefret, sevginin de sevgi doğurduğunu zannediyordum. Niçin benim sevgi, onda sevgi uyandırmıyor? Ve niçin onun nefreti, bende nefret uyandırmıyor?