Arkaş`ın Günlüğü

Kendini Arayan Adam

Mihail Nuayme
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
2025
İlk Yayın Tarihi:
2005
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Orijinal Adı:
Müzekkerat`ül-Arkaş
ISBN:
9789756963142
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnsanlar Doğdukları Yere Vatan Derler
Puan vermedi·144 syf.··
2022 11. kitabı
“İnsanlar doğdukları yere vatan derler. Onlara göre bu kelime mukaddestir. Vatanlarından ayrıldıkları için gözyaşı dökerler ve vatanlarına özlem duyarlar. Neden? Çünkü oraya alışkındırlar. Vatan, alışkanlıktan öte bir şey değildir. İnsanlar da alışkanlıkların kölesidirler. Alışkanlıkların kölesi oldukları için yeryüzünü vatan diye adlandırdıkları küçük bölgelere ayırdılar. ‘Bu benim vatanım, şu senin vatanın; vatanının sınırları içinde kal, vatanının sınırlarını aşma; aksi takdirde kılıçla karşılık veririm sana’ derler” Mihail Nuayme’nin vatan hakkında sarf ettiği bu sözler bizleri düşündürmüyor değil. Öte yandan Arap Edebiyatına karşı insanların önyargılarını kırabilecek çok güçlü bir yazar ve eser. İsminin hakkını veren, ve gerçekten okurken Arkaş’ın (karakterimiz) düşüncelerinin arasında nasıl kaybolup, kendini arayan bir adam olduğunu hissediyoruz. “Ben, “yer” diye adlandırdığımız küçük bir geminin değil, uçsuz bucaksız dünyanın çocuğuyum.” diyerek vatanının olmadığını söyler bizlere Arkaş. Kitabı okurken insanın insanla, eşyayla, maddeyle olan anlam ilişkisini sorguladığınızı farketmeye başlarsınız. Modern yaşam biçimine yabancılaşan bireyin anlam arayışına, mistisizm ile karşılık vermektedir Varoluşumuzun gerçekliğine ulaşabilmemiz için maddi duyuların ötesine gitmemiz gerekir. Mehcer Edebiyatından (Göç Edebiyatı), Halil Cibran’dan oldukça fazla etkilenen Nuayme’nin metinlerine bolca mistisizm, hürriyet, ölüm gibi kavramları serpiştirdiğini görürüz. Bilhassa Kendini Arayan Adam kitabını okurken sizleri düşünceleriniz dehlizlerine iten, Rus Edebiyatının bohem havasını yaşatan ve içinizi melankoliyle dolduran ifadelerle karşılaşırsınız. Ve fark edersinizki aslında sizde kendinizi bulma ümidiyle çıkmışsınız bu yolculuğa. -Arap Edebiyatının zenginliklerinden sadece
Edebiyat
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2016 117. kitabı
sanırım bu kitabı bir 10 sene önce okudum o zamanlar çok beğenmiştim keşke kütüphanemde tutabilseydim ama maaalesef bir arkadaşım okuma sırasında bana vermişti . bulduğum ilk yerde kitabı kütüphaneme koyacağım
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2023 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 15:30
Bir anda yaşadığınız tüm hayatı unuttuğunuzu varsayın. Neleri tekrardan sorgulardınız? Nelere en baştan körü körüne inanırdınız? Aynı kişiye mi dönüşürdünüz yoksa yaşantılarınızı bir kenara bıraktığınız için farklı bir insan mı olurdunuz? Varoluşumun amacını sorguladığım bu günlerde elime bu kitabı almam tesadüf değildir diye düşünüyorum. Kaybolduğunu düşünen herkes bir şans verip Arkaş’ın günlüğünü okumalı. Bakalım siz hangi hisleri paylaşacaksınız? Tek solukta bitirilecek bir kitap ama sindire sindire okumayı tercih ettim. Her sayfada altını çizmek isteyeceğiniz cümleler sizi bekliyor.
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
9/10
·144 syf.··
2015 48. kitabı
İnsan ve yalnızlığı üzerine okuduğum en güzel kitaplardan biridir. "Özgürlüksüz hayat olmaz mı? Ölüm olur." dizelerinin sahibi.eğer yalnızlığı seviyorsanız ve cevaplanmamış sorularınız varsa şiddetle tavsiye ederim.
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2020 06:08
Yalnızlık ve kendini arama kaybettiğimiz kendimizi arama ... Kitap baştan sona insanı büyülüyor hem bir olay örgüsü var bi hikaye yaşatıyor size hem de baya baya düşündürüp farklı bakış açılarıyla bakmanıza yardımcı oluyor. Okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi. Bana iyi gelen her sözünü de paylaştım. Belki bana iyi gelen size de iyi gelir. Insanlar birbirine iyi gelmeli , kötü giden onca şey varken etrafımızda. Iyi ki okumuşum. Kesinlikle okunmalı...
Felsefe
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
10/10
·144 syf.··
2019 80. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2019 22:15
Yazmak, çoğu zaman konuşmaktan daha kolay gelmiştir bana. Çünkü insan konuşurken, soluk alacak ve düşünecek zaman bulamıyor, yazarken ise kendi iç dünyasına kapanması her şeyden daha kolay. Hatta bazen öyle oluyor ki, yazmak istediğim bir sonraki cümleyi kurana kadar, kafamdan onlarca düşünce geçiyor. Düşündüklerimin çoğunluğu da o an yazmak istediğimden oldukça farklı şeyler oluyor. Bir insan, yalnız ve suskun olunca – ki beni bilen bilir demek gibi bir saçma cümle kurmayacağım zira ben bile bazen kendimi bilmiyorum ama yine de konuşmayı eskisi kadar sevmiyorum – düşündüklerini yazıya dökmesi konuşmaktan daha kolay oluyor. Arkaş’ın öyküsünde yalnızlık ve suskunluk üzerine yazılmış olan, geçmişini hatırlamayan bir adamın günlüğüne döktüğü sessiz çığlıklarını okuyoruz. Kendini araması, bilmek istemesi ve hatırladığı anda da hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması üzerine yazılmış bir eser. Bugün, dünyanın nüfusu 7.5 milyarı geçti. Hızla 8 milyara doğru yol alıyor. Gelecek yüzyıl içerisinde de 10 milyar olması işten bile değil. Bizler de bu milyarlarca insanın kalabalığı içinde yalnızlık hissetmeye, kendimizi aramaya devam edeceğiz. Hatta dünya nüfusu ne kadar çok olursa, insanların da yalnızlığı o kadar çok olacak. Yani basit bir hesapla 10 milyar insan, 10 milyar yalnızlık, düz hesap. Bu 10 milyar insandan biri olarak bizler de kalbimizdeki, ruhumuzdaki yalnızlığı gidermek ve kendimizi bulmak için çeşitli yollara başvuracağız, kalabalıklar içinde daha çok hissettiğimiz – en azından bende öyle – yalnızlığımızı unutmaya çalışacağız. Bunu kaç kişi başarabilecek hiç kimse önceden bilemez. Ama önünde sonunda hepimiz birer Arkaş veya kendini arayan adam (kadın) olarak yolumuza devam edeceğiz. Son olarak Nuayme’nin de dediği gibi: “Affet, ama af dileme!”
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
Puan vermedi·144 syf.·
Beğendi
·
2018 21. kitabı
"Gözleri var, ama görmezler; kulakları var, ama duymazlar" Neyi görüyor ve neyi duyuyoruz? Duymak ve görmek için ne kadar cesuruz? Ben neyimle varım; düşündüklerim ile mi yaptıklarım ile mi? Ne, nasıl , neden? İşte böyle cevabını bilmediğim sorular beni hep tedirgin eder. Hatta tüm meselem bu tedirginlikle yoğrulmuş ellerimdir. Fakat soru sorma cesaretinin o tedirgin ellerimde beslediğim bir imtiyaz olduğunu da unutmam. Biliyorum ki insan merak ettiği müddetçe öğrenir. Öğrendikçe eğilir ve eğildikçe yükü büyür. Bu yükü taşımaya hazır mıyım? Hasıl bilmek zor zanaat. Nuayme bundan bahsetti; bilmek'in felsefesinden. Arkaş'ı kendi içindeki arenanın savaşçılarından seçti. Onu sessizlikle giydirdi. Eline susmak gibi güçlü bir silah verdi. Nuayme kendi kalemiyle büyüttüğü Arkaş'ın eliyle öldü. Bu kitap sahibini öldüren kitaplar silsilesinin bir zincirini bina etti. Pazartesi,salı,çarşamba... Kendini arayan adamın sessiz ama kulakları ağırtacak bir gürültüyle müteşekkil kıldığı günlüğünü okumaya sizi davet ediyorum. Tek uyarım,cesaretli iseniz yaklaşınız..
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
Okudum bitti
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2022 69. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2022 22:48
Merhabalar sizlere Mehcer (göç)Edebiyatının "Halil cibran"dan sonra gelen en önemli isim olan #mihailnuayme nin #kendiniarayanadam #arkaşıngünlüğü adlı eseri ile geldim. #mehceredebiyatı 19yy da Lübnan, Suriye,Filistin ve Ürdün'den Amerika'ya ve diğer yabancı ülkelere göç eden Arapların oluşturduğu edebiyat türüdür. Kurucuları: Başta Halil Cibran olmak üzere, Mihail Nu'ayme ve Emin er Reyhani'dir. Bu üç isim Mehcer edebiyatının gelişmesinde büyük rol üstlenmişlerdir. "Arkaş'ın günlüğü"ne 1917 senesinde başlar,yazar 1918 yılında Birinci Dünya Savaşına katılmak üzere gider ve yarım kalan günlük ancak otuz yıl aradan sonra Lübnan'da tamamlıyabilmiştir... Anladım ki "Arkaş'ın günlüğü" tamamen yazarın kendi hayat hikayesini anlatıyor. Yazar aslında bu günlükle otuz yıl aradan sonra kendi arayışını sonlandırıyor. İki arkaş'la karşı karşıya kaldım. Biri ilahi âlemle, irtibat kurup orada yaşamak için ısrarla sessizliği istiyor.(tıpkı ben) bir diğeri ise kalabalıklara karışmak için perdeyi yırtmaya çalışıyor. Tam birini anladım diyorum, diğer arkaş canlanı veriyor. Sonra ikisi de birden kayboluyor. Ufku ve yaratma gücü oldukça zengin, yalnızlıktan adeta zevk duyan; içiçe yaşadığı halde uzak olduğu insanları tahlil etmekten hiç vazgeçmeyen yazar için "Hürriyet" ve "Ölüm" gibi kavramlar büyük bir anlam ifade ediyor. Son olarak Mihail Nu'ayme yani "Arkaş" kendi Felsefesini ve bu bilmeceyi en sona saklamış ve beni de bu meraktan kurtarıyor... Kitapla kalın Mihail Nuayme Kendini Arayan Adam hemdem.
Felsefe-Düşünce
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 11. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2019 23:24
Kim olduğunuzu bilmediğinizi düşünün; nasıl bir duygudur bu sizce? Boşluk ve merak... İnsan, o an ki yaşantıdan memnunsa kurcalamaz ya da tüm gayreti ile kimlik arayışına girer. Öyle bir durumla karşılaşsam ne yaparım bilemiyorum ama Arkaş'ın yerinde olmayı bilinçsizken çok ister, bilinçlenince hiç istemezdim. Kafa karıştırdığımı biliyorum ama o kadar yoğun duygular içinde yazıyorum ki bu satırları, Arkaş'ın satırlarından sonra kendi kelimelerimi o kadar yetersiz buluyorum ki, nasıl cümleler kuracağımı bilemiyorum. Artı böylesi derin ve sarsıcı sonu olan bir kitaptan hemen sonra, büyüleyici mısraları olan harikulade bir şiir dinlemiş olan, şiir aşığı benim haliyeti ruhiyemi düşünüp, bu defalık mazur görün. Kitabın konusuna kısaca değinecek olursak; kitap kim olduğu çevresince ve hatta kendince de bilinmeyen Arkaş olarak seslenilen bir gencin günlüğününden oluşuyor. Arkaş önceleri bu durumdan memnunken, sonraları zihnindeki perdenin kalkıp, geçmişini öğrenmenin isteğini duymaya başlıyor. Ve bu sürede kendisinin insanlarla iletişimdeki izlediği yolu ve tarzını, gerekçelerini anlatıyor. Hayat, insanlar ve yalnızlık üzerine öyle derin ve eşi benzeri olmayan söylemlerle dolu ki, Arkaş'a hayran olmamak elde değil. Sevgili #ruhyazarım Halil Cibran' ın öğrencisi olduğunu öğrendiğim ve kalemine hayran kaldığım Mihail Nuayme'yi; fikirlerine ve kalemine saygı duyduğum, kıymetli yazarlarımızdan Mehmet Doğu Kaya sayesinde tanımış oldum. Kitap kesinlikle 'iyi ki okudum' dediklerim arasında yerini aldı. Son olarak kitabın yanında benden size bir tavsiye; önsözü kesinlikle önce okumayın.
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2020 1. kitabı
Bir arkadaşım bana “ Sen insanlara güvenip, çok seviyorsun, bunu yapma" demişti. Mihâil Nuayme ise "hayatın en önemli iki gayesi inanmak ve sevmek olmalıdır." demiş. İkisini de dinleyerek hayatıma devam edip, dengeyi bulmaya karar verdim.
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025668 okunma

Yazar Hakkında

Mihail NuaymeYazar · 11 kitap
12 Ekim 1889 yılında Lübnan'ın Biskintah köyünde dünyaya gelir. Biri kız olmak üzere altı kardeşin üçüncüsü olan Nuayme altı yaşında iken köyündeki bir okula başlar. Burada bir sene okuduktan sonra yine köyünde Ruslar'a ait bir okula girer. Gösterdiği başarı üzerini okul idaresi tarafından yine Ruslar'a ait öğretmen okuluna gönderilir. Eğitim süresi altı yıl olan bu okulda dördüncü sınıftayken okul yönetimi, öğrenimine devam etmek üzere kendisini Rusya'ya gönderir. 1912 yılında girdiği Washington Üniversitesi'nden hukuk ve edebiyat diploması alarak mezun olur. Üniversite'den sonra Lübnan'a dönmek istese de Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle 1918'de orduya katılır. Kısa bir süre sonra Fransa'ya gönderilir ve 1919 yılında terhis olur. Bu arada Göç Edebiyatı'nın önemli simalarından Cibran Halil Cibran, Necib Arıza, 11ya Ebu Mâzî ile bağlantı kurarak bu edebiyatın sesi olan er-Rabitatü'l-Kalemiyye'nin kuruluşuna katılır. 1931 yılma kadar bu kuruluşun danışmanlığını yapar. O sene kuruluş Cibran'ın ölümüyle kapanır ve Nuayme Lübnan'a döner. 1988 yılında hayata gözlerini yumar. Amerika'da bulunduğu 21 yıl gibi uzun bir sürede tiyatro dilinin problemlerini çözmede büyük katkı sağlayan el-Âbâ ve'l-Benun ve el-Ğırbal eserleri dışında hiç bir eser kaleme almaz. Çocukluğundan beri varlık ve yokluk problemi üzerinde düşünen Nuayme varoluş gerçeğine ulaşabilmek için maddî duyumların ötesine geçilmesinin gerekliliğine inanır. Nuayme, düzenli, muhafazakâr, en önemlisi gerçekçi bir kişi ve edebiyatta yenilikçilik taraftarıydı. Eleştiri alanındaki başarı ve hizmetleri inkâr edilemez olan Nuayme'nin hikaye alanında Araplar'ın Maupassant'ı kabul edilmektedir. Nuayme'nin eserlerinden bir kısmı şunlardır: el-Âbâ ve'l-Benûn (1917), el-Ğırbal (1923), el-Merahil (1932), Zadü'l-Mead (1936), el-Beyadir (1945), Müzçkkeratü'l-Arkaş (1917-1947), Ekâbir (1956), Mirdad, Kâne Ma Kâne (1960), Cibran Halil Cibran, el-Ğırbalü'l-Cedid (1978) Kitapları:  GÖZLERİN FISILTISI VE KAFİLELER KALK SON GÜNÜNE VEDA ET KENDİNİ ARAYAN ADAM / ARKAŞ'IN GÜNLÜĞÜ MİRDÂD / KUNDAKTAKİ ERMİŞ