Neşesi bol
Nezaketi daim
Kederden beslenmeyen
Aşkın ömrü olduğunu bilen
Buna rağmen aşık olabilen
Cesareti çok
Haz ile mutluluğun aynı olmadığını bilen
“Sınanmadığın günahın masumu sayma kendini” Ali Şirazi kelamını bilen
Bunun üzerine düşünen
Hayatı yaşayan ve durup arada bir düşünen
“Ben kimim?” diyen
“Ne yapıyorum?” diyen
Kendine torpil geçmeyen
Kendi ile tanışık
Kendini ayarınca seven
Başkalarını da sevebilen
Eşi/dostu/ahbabı olan
“Samimiyet, nezaket, mesafe, yakınlık” kelimelerini bilen
Ve mühimseyen
Güvenmeyi bilen
Güvenilir olan
Sevebilen
Gönülden sevebilen
Sevebildiğine ikna olunan
“Her ilişkinin bir ömrü vardır,” diyebilen
Evlenilen yahut sevgili olunan
Boşanılacak ise helalleşen
Ayrılmayı bilen
Yaşadıklarından öğrenen
Cinselliğin oyun olduğunu bilen
Sevdiğimiz; kaotik, yüz kızartıcı ve utanç verici taraflarımızı herkesten, hatta belki kendimizden bile daha iyi anladığında, aşk belirli bir kerteye ulaşır.
Aşk hikayeleri birisinin bizi tekrar görmeyi istememesinden endişelendiğimizde değil, bizi sürekli görmeye bir itirazı olmadığına karar verdiğinde başlar…